Kurumsallaşma Süreci etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Kurumsallaşma Süreci etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

7 Ağustos 2017 Pazartesi

ŞİRKETLERDE Kİ SİNSİ DÜŞMAN “KURUMSALLIK KARŞITI” YAPIDAN NASIL KURTULURUZ?









Şirketler açısından kurumsallaşma, uzun çalışmalar gerektiren ve kalıcı olması zaman alan oldukça zor bir konudur. Sistematik hareket edilmediği zaman, şirketimize emek ve para anlamında yarardan çok zarar getirebilir. Üstelik bu durum, süreçler ve işler devam ederken, günlük iş kaygıları nedeniyle fark edilmeden sinsice şirketin çöküşüne, güç kaybetmesine ve hatta batışına bile neden olabilir. Nitekim tekstil, otomotiv yan sanayi, metal işleme, turizm, dayanıklı tüketim malzemeleri üretimi gibi sektörlerde faaliyet gösteren veya göstermiş birçok şirketin kurumsallık karşıtı yapıdan çöküşe doğru ilerlediğini veya iflas ettiğini görüyoruz. Bu haberleri kolaylıkla basında da inceleyebiliriz.

Bu bağlamda şirketler, kendi yapılarına uygun, kültürel birikimlerini yansıtan, çalışanlarıyla, patronlarıyla, sektörüyle bir bütün oluşturabilecek yapıyı tesis etmeleri ve tesis edilen bu yapıyı, belli kurallar ve sistem içinde yönetebilmeleri gerekir. Her işletme ve kurum kurumsallaşmayı kendine göre yorumladığı için farklı bakış açıları ve kafa karışılığı oluşmaktadır.  Buradan hareketle Türev Yönetim Danışmanlığı uzman danışmanlarının geliştirdiği kurumsallaşmanın 7 adımını sizler için aktarmayı uygun gördük: 

• Biçimselleşme: Firma içi faaliyetlerin ve ilişkilerin, yazılı olarak tarif edilmesi ve bunların kural haline dönüştürülmesi. Firma içinde konusunda profesyonel olmasa bile başka işlerle ilgilenerek gereken performansın alınmasını engelleyen yönetici- çalışanların kendi işlerinde uzman oldukları konular belirlenerek o alanlarda ilerlemeleri gerektiği belirlenmeli ve ifade edilmelidir.

• Profesyonelleşme: Teknik bilgi, insan ilişkileri ve kişisel yetkinlik bakımında şirket içinde hissedarlar, yöneticiler, beyaz yaka ve mavi yaka çalışanlar bir bütün olarak en üst düzeye taşınması olarak ifade edebiliriz.  Eğitimli, deneyimli, yetenekli yönetim kadrosu oluşturma ve firmayı profesyonelce yönetme. Kişiye göre işi verme değil, işe göre kişi belirleyip işe alımı gerçekleştirme olmalıdır. ‘Ne iş yaparsın mantığından ziyade bu alanda uzman mısın’ mantığına göre iş alımları gerçekleşmeli. Çünkü işlerin fonksiyonel olarak ilerleyebilmesi için alanlarında uzman kadrolarla çalışılmalıdır.

• Güçlü Bir Kurum Kültürüne Sahip Olma: Firmanın kurum kültürünün, tüm firma çalışanları tarafından tam olarak kabullenilmiş olması ve çalışanların buna göre hareket etmesi. Şirket içinde bir sinerji ve uyum sağlayabilmek için bir kurum kültürü belirlenmeli ve çalışanlara bunu iyi bir şekilde anlatarak çalışanlardan buna uygun davranması gerektiğinin belirtilmesi gerekir.

• Dış Çevreye Uyum Sağlama: Firmanın, kamu kurumları, meslek kuruluşları, ortaklar, müşteriler gibi pay ve menfaat sahiplerinden gelen kurumsallaşma beklentilerine ve değişimlere uyum sağlaması. Firmanın öğrenen organizasyon olması gerekir, çevresinde bulunan her birimden gelen mesajları iyi yorumlayıp ona göre yol çizmelidir. Yoksa Nokia’da olduğu bir anda silinip gidecektir.

• Sosyal Sorumlulukları Yerine Getirme: Toplum yararı içinde faaliyetlerde bulunma. Firmanın yaşadığı çevreye ve topluma belli sorumlulukları vardır ve onları yerine getirmesi gerekmektedir. Sosyal sorumluluk firma geleceği ve itibar noktasında çok önemlidir. Sosyal sorumluluktan uzak bir firma toplumun bu konuda ki beklentilerini karşılayamayacak ve belli bir süre sonra ölüp gidecektir.

• Şeffaf ve Hesap Verebilir Olma: Firmanın faaliyetleri ile ilgili pay ve menfaat sahiplerine karşı açıklayıcı(saydam ve ya şeffaf) olması her türlü faaliyetin hesabının kolayca verilebilmesi. Ne kadar faaliyetlerinizde şeffaf olabilirseniz toplum tarafından gelecek baskıları ve saldırıları  kanıtlarla beraber ve hesap verebilir olarak rahatlıkla karşılayabilirsiniz.

Görüleceği için kurumsallaşma artık günümüz iş dünyasında özellikle hızlı büyüyen şirketler ve aile şirketleri için olmazsa olmazlardan olmuştur. İş yapış şeklinize göre, hedeflerinize ve rakiplerinize göre kurumsallaşma çalışmaları içine girilmelidir. Çünkü kurumsallaşma algısı çok geniş kapsamlı bir algı ve işletmenizi baştan aşağı değiştirip, daha işler hale getirerek, elde ki imkanları daha efektif kullanmayı sağlayan ve başında bir patron olmadan artık kendi kendine işlemesini sağlamaktadır. 

Kurumsallaşma yolunda başarı dileklerimizle…

Türev Yönetim Danışmanlığı Ltd.Şti.
www.turev.com.tr
turev@turev.com.tr 


7 Şubat 2017 Salı

AİLE ŞİRKETLERİNDE KURUMSALLAŞMANIN 7 ADIMI

Türev Danışmanlık tarafından geliştirilen KURUMSALLAŞMANIN 7 ADIMI hakkında bilgi edinmek için mutlaka bu videoyu izleyin!


Türev Yönetim Danışmanlığı Ltd.Şti. 0 232 482 34 80, İZMİR www.turev.com.tr www.facebook.com/turevegitim www.facebook.com/turevyonetim www.linkedin.com/company/türev-danışmanlık

12 Mart 2014 Çarşamba

KURUMSALLAŞMA SÜRECİNDEKİ ŞİRKETLERE TAVSİYELER

Şirketler açısından kurumsallaşma, uzun çalışmalar gerektiren ve kalıcı olması zaman alan oldukça zor bir konudur. Sistematik hareket edilmediğinde zaman, şirketimize emek ve para anlamında yarardan çok zarar getirebilir. Kurumsallaşma sürecinde değerli şirket sahibi ve yöneticilerine şunları önerebilirim:

İlk olarak, hedeflediğiniz noktayı belirlemek adına, kurumsallaşmayı neden istediğinizi gözden geçirmenizde fayda var. Çünkü piyasada gördüğüm kurumsallaşma adına yapılan etkisiz uygulamalardan hareketle, kurumsallaşma çalışmalarının istenilen sonuca ulaşmamış olmasının birincil nedeni, kurumsallaşma amacının net ortaya koyulmamış olmasından veya olması gerekenden çok farklı beklentileri yansıtmış olmasından kaynaklanmaktadır.

İkinci önerim, kurumsallaşma adına yaptığınız veya yapacağınız çalışmalar üzerine olacaktır. Genel olarak bu süreç, aile ile kan bağı olan yöneticilerin dışında maaşlı çalışan profesyonel yöneticilerin de şirkete dahil edilmesi ile başlamaktadır. Bu kısmen de olsa doğrudur. Fakat unutulmamalıdır ki, şirketimize faydalı olabilecek profesyonel yöneticilerle çalışmak, kurumsallaşma adına yapılan önemli bir faaliyettir; ama tek başına yeterli değildir. Çünkü öncelikle şirket üst yönetimi olarak biz, profesyonel yönetim anlayışını tam olarak özümsemiş olmamız ve bununla beraber profesyonel yöneticilerin yetki ve sorumluluk sınırlarını net olarak tanımlamamız gerekir. Aksi durumda kurumsallaşma adına profesyonel yöneticilerden beklediğimiz üstün başarı elde edilemeyecektir.  Ayrıca tam anlamıyla kurumsallaşabildim diyebilmek için, profesyonelleşmenin yanında şirketimizi, kurumsal bir kültüre sahip, değişimlere hızlıca adapte olabilen, çevresinde itibar kazanmış, formal(*), tutarlı, şeffaf bir yapıya kavuşturacak çalışmalar da yapmak gerekir.

Öte yandan bazı şirketlerin kurumsallaşma çalışması kapsamında sadece ISO 9001: 2000 Kalite Yönetim Sistemi kurduğuna piyasada şahit olduğum için bu konuya açıklık getirmeyi uygun buluyorum. Farklı sektörlerde faaliyet gösteren birçok şirkete ISO 9001 sistemi kurmuş bir danışman olarak ifade edebilirim ki, ISO 9001 sistemi kurumsallaşmanın sadece ilk adımıdır. Yukarıda tarif ettiğimiz şekilde kurumsallaşabilmek için bu, tek başına yeterli değildir.

Üçüncü olarak da, sabırlı olmanızı ve yaptığınız veya yapacağınız çalışmaları istikrarlı bir biçimde sürdürmenizi öneririm. Çünkü giriş cümlemde de belirttiğim gibi, bir şirketin gerçek anlamda kurumsallaşması uzun yıllar sürebilir. Bazı şirketler için bu süre 3 yıl, bazıları için 5 yıl, bazıları için 8 yıldır. Nitekim Alman düşünür Goethe’nin dediği gibi: “İnsan eke dursun zamanla ürün alır.”. Kurumsallaşma yolculuğunda başarı dileklerimle... 

Dr. Savaş Tavşancı
Kıdemli Yönetim Danışmanı
Türev Eğitim Danışmanlığı Yöneticisi

8 Aralık 2012 Cumartesi

KURUMSALLAŞMANIN ÖNÜNDEKİ PSİKOLOJİK ENGELLER

Şirketlerin kurumsallaşmasının temel sebepleri; kendilerine has bir kültür geliştirme, yönetimin profesyonelleşmesinin sağlanması, çalışanlara yönelik eğitim-yetiştirme faaliyetlerinin hızlanması, şirketin sistemli bir yapıya kavuşması, yürütülmekte olan aktivitelerin belirli bir plan ve şirket politikaları ile yürütülmesi, iş süreçlerinin standartlaştırılması, denetim mekanizmasının oluşturulması şeklinde sıralanabilir.

Şirketlerin kurumsallaşma düzeyleri artıkça pazardaki rakiplerinin ortak oldukları pastadan en büyük dilimi alabilmeleri kolaylaşır. Nitekim, Türev Eğitim Danışmanlığı Yöneticisi ve Kıdemli Yönetim Danışmanı Dr. Savaş Tavşancı tarafından yürütülmüş olan bilimsel çalışmada (Doktora Tez Çalışması) ortaya koyulduğu üzere, kurumsallaşma düzeyindeki 1 birimlik artışın, rekabet gücünde 0.79 birimlik bir artışa sebep olduğunu belirtmiştir.  
Aslında bir süreç olarak kurumsallaşma, hem yönetsel, hem operasyonel hem de organizasyonel anlamda değişimi beraberine getirir. Ve bu değişim aşamasında çalışanlardan çeşitli tepkiler almak olasıdır. Bunlardan bazıları aşağıda sıralanmıştır;
  • Kurumsallaşma süreci öncesinde görev tanımlarının olmadığı bir yapıda, kurumsallaşma ile birlikte bunların yazılı hale gelmesi, kişilerin formal sorumluluklarını ortaya koyduğu için hesap verilebilirlik artacaktır. Belirsizlik ortamında mutlu olan ve böyle bir ortama adapte olmuş çalışanlar yeni oluşan sorumlulukları uygulamaya geçirmek istemeyeceklerdir.
  • Kurumsallaşma ile birlikte herkesin görev sınırları belirleneceği yani uzmanlaşmanın artacağı bir yapı oluşacağından, bireyler güç kaybı hissedebilirler ve kendilerini önemsiz olarak düşünebilirler.
  • Çalışanlar üzerlerinden bazı yetkilerin alındığını düşünerek yaptığı işi yavaşlatmaya başlayabilir.
  • Diğer çalışanlar ile kendini kıyaslayabilir ve diğer çalışanların daha farklı sorumlulukları olduğu noktalarda rahatsızlık duyabilir.
  • Çalışanların şirket içi ve şirket dışında yeni alışkanlıklar ya da davranışlar kazanması gerektiği için bunları içselleştirmesi zaman alacaktır  ve kişiler duygusal olarak bunu reddedebilir.

Kurumsallaşma süreçlerinde oluşabilecek dirençlerin yarattığı sonuçlar ise şu şekilde sıralanabilir;
  • Yazılan sorumlulukları yapmama eğilimi
  • İş arkadaşlarına ve yöneticilerine karşı agresif tavırlar sergileme eğilimi
  • İş yavaşlatma
  • Mutsuz bir ifade ile etrafındaki bireyleri olumsuz yönde etkileme
  • Gelişen normal durumlara bile öfke duyar hale gelme
  • Genel performansı düşürme eğilimi
Yukarıda bahsedilen direnç durumlarıyla karşılaşmak kurumsallaşma süreçlerinde olasıdır. Bu gibi durumlarda kimi çalışanlar belirli yöntemler ile ikna edilir, kimileri kendi istekleri ile ayrılmayı tercih eder, kimisinin de üst yönetim vasıtasıyla şirket ile ilişiği kesilir.
Kurumsallaşma belirli bir standartlar ağının ilgili şirket bünyesinde uygulamaya konmasıdır fakat bu boyutundan farklı bir boyutun da önemli olduğu görülmektedir. Kurumsallaşma insan psikolojisini de yönetmektir ve kurumsallaşma çalışmaları gerçekleştirecek olan şirketler bunu asla göz ardı etmemelidir. 421 şirketin kurumsallaşma sürecine destek sağlamış Türev Yönetim Danışmanlığı olarak bu zorlu süreci siz değerli okuyucularımız ile paylaşmak istedik. 

Türev Yönetim Danışmanlığı
turev@turev.com.tr
www.turev.com.tr 
www.facebook.com/turevyonetim

"Türev Yönetim Danışmanlığı, bir Türev Danışmanlık markasıdır."

17 Kasım 2012 Cumartesi

KURUMSAL İTİBAR


Saygınlık, güvenilir olma, ün gibi kavramlarla eşanlama gelen itibar kavramı soyut bir kavram olmasına rağmen günlük hayatta bireyler için ne kadar önemli ise bireylerin oluşturduğu şirketler için de o kadar önemli ve üzerinde durulması gereken bir değerdir.

Şirket düzeyinde itibar kavramı kurumsal itibar olarak adlandırılmaktadır. Kurumsal itibar kavramı elle tutulan, gözle görülen bir değer değildir; dolayısıyla şekillendirmesi ve yönetilmesi güçtür. Bir kurumun itibarı, sürdürülebilirliği zor olan bir varlıktır. Kırılgan bir yapıya sahiptir; uzun vadede oluşturulmasına rağmen anlık bir hata ile zedelenebilir.

Kurumsal itibar şirketlerin daha önce yaptığı aktivitelerinin bir yansıması olarak görülebilir ve müşterilerin şirkete yönelik tutumunu belirler. Ayrıca stratejik ortaklık yapan ya da ileride yapacak olan şirketler için de kurumsal itibarın önemi tartışılmazdır. Kurumsal itibarı yüksek olan bir şirket, hem yeni ortaklıklara imza atabilir, hem yeni müşteriler bulma ihtimali artar hem de rekabet avantajı sağlanabilir.

Şirketlerde iyi bir şekilde yönetilen itibar kavramı, teknolojik gelişmelerle değişen ve yoğun rekabetin yaşandığı koşullarda avantaj sağlamaktadır. Yüksek itibar, şirketlere, kalifiye çalışanı bünyesinde bulundurma ve kendine çekebilme, müşteri sadakati sağlama, yeni müşteriler edinebilme, ulusal ve uluslararası farklı pazarlara rahatlıkla girebilme, farklı ortaklık ilişkilerine imza atma gibi imkanlar sağlar. Bu avantajların getirebileceği pozitif imajı düşünen şirketler, çalışanlarına kurumsal itibarın önemini benimsetmeyi hedeflerler.

Kurumsal itibar kavramı kurumsallaşmanın ileri düzey bir unsuru olarak düşünülebilir ve şirketin dış çevre ile uyumu olarak nitelendirilebilir. Türev Yönetim Danışmanlığı Ailesi olarak kurumsallaşma yolunda ilerleyen şirketlere yol gösterirken kurumsal itibar kavramının önemini de aktarmayı kendimize ödev olarak görmekteyiz. Kurumsallaşma sonrası danışmanlık çalışmalarımıza, kurumsal itibar kavramının öneminin ve sağlayacağı faydaların şirketler ile paylaşılması, kurumsal itibarın oluşturulması, yönetilmesi ve sürdürülmesi… ile devam etmeyi planlamaktayız.


26 Mayıs 2012 Cumartesi


ŞİRKETLERDEKİ KURUMSALLAŞMA SÜRECİNE BİR BAKIŞ

Bülent Orta
Stratejik Yapılandırma Danışmanı
Türev Danışmanlık Grup Başkanı



Geçen yıl bağ bozumu zamanında bir şarap fabrikasını ziyaret ettim. O güzelim özenle bakılmış bağlarda yetiştirilen iri bordo taneli üzüm salkımlarının nasıl özenle toplandığına şahit oldum. İtinayla toplanan bu üzüm salkımlarının, yine aynı itina ile şaraba dönüştürülme serüvenine şahitlik ettim. O bağlarda dalında gördüğüm üzüm tanelerinin nasıl dolgun ve lezzetli bir şaraba dönüşüp, şık bir kadehin içinde masamda tadılmak üzere beklediğini gördüğümde, gerçek değişimin bu olduğunu düşündüm.

İşte bence değişim, topraktan çıkıp masamda duran şaraba kadar olan süreçte yaşanılan her şeydir.

Değişim, aslında mevcut olan bir durumdan bir başka duruma geçmeyi ifade etmektedir. Bunu yaparken de içinde bulunduğumuz çevre koşullarının ihtiyaçlarına cevap verebilmeyi hedefleriz. Bu değişen çevre koşulları zaman zaman bizleri çaresiz, kayıtsız ve hatta yetersiz kılabilir. İşte bütün bunlar bizlerin değişmesini tetikleyen unsurlar olarak karşımıza çıkmaktadır. Kişisel anlamda değişime direnemediğimiz gibi bu gün geldiğimiz noktada işletmelerde değişime direnememektedirler. Çünkü çevremizdeki her şey çok hızlı değişmektedir. Öyleyse üzümün şaraba dönüşmesi gibi her şey bir başka şeye dönüşmek durumundadır. Kısacası değişim artık kaçınılmaz bir zorunluluktur.
Günümüzde faaliyetlerine devam etmekte olan ama bölgesel ama global şirketler, neden kendilerini hep bir değişim ve dönüşüm rüzgarı içinde bulmaktadırlar. Hiç bunu düşündünüz mü? Okuduğumuz pek çok makale şirketlerin artık bir kurumsal kimliğe sahip olmaları yönünde fikir beyan edilmektedir. Peki bu kurumsal kimlikten ne anlıyoruz ya da ne anlamalıyız? İşte bu nokta, bizim için de son derece önemli bir konu.

Kurumsallaşma, bir kurumsal kimlik kazanma, kurum olma... Bütün bu tanımlamalar aslında ortak bir amacı işaret etmektedir. Bu işaret edilen amaç ise temelde her şirketin kuruluş ve yaşam amacı olan kar edebilme yetisini daha güçlü hale getirmektir. Aslına baktığımızda tüm yapılanlar nihayetinde karlılığın arttırılması içindir.

Özellikle geçmişte önemli başarılara imza atmış şirketler, genellikle bu başarılı dönemlerindeki iş yapış tarzlarını gelecek kuşaklarla birlikte geleceğe taşımak istemektedirler. İstemekle kalmayıp bu iş yapış tarzlarının vazgeçilmez kurallar olarak koruma eğilimindedirler. Ancak ne yazık ki bir dönemde başarılı olmuş bir yöntem, her şeyin değiştiği bir başka dönemde işletmeyi aynı başarılı sonuca ulaştırmayacaktır. Bu noktada artık yapılması gereken yeni iş yapış tarzlarıyla işletmeyi tanıştırmaktır. Bunu reddeden, geleneksel üzerinde ısrarcı olan işletmeler yavaş yavaş kan kaybetmeye başlayacaklardır. Ve bir süre sonra bu inatlarına devam etmeleri durumunda maalesef istenmeyen sonla karşı karşıya kalacaklardır.

Kurumsallaşma her zaman gelenekseli terk etmek anlamına gelmemektedir. Geleneksel ile modernin iç içe olduğu bir durum da olabilir. Kurumsallaşma sürecindeki profesyonelleşme olgusu, şirket ortaklarının işletmeden elini çekip sadece aile dışı yöneticiler tarafından şirketin yönetileceği anlamına gelmemektedir. Profesyonel kadroların oluşturulmasındaki amaç aile bireylerinin şirketten uzaklaştırılması değildir. Aksine aile bireyleriyle dışarıdan galen yöneticilerin birlikte hareket edebilmesinin koordine edilmesidir. Çünkü kurumsallaşma temelde bir sistem oluşturulmasıdır.

Şirketlerin kurumsal kimliğe ulaşabilmelerin temelinde, sistem yaklaşımı yatmaktadır.  Şirketler kendi yapılarına uygun, kültürel birikimlerini yansıtan, çalışanlarıyla, patronlarıyla, sektörüyle bir bütün oluşturabilecek yapıyı oluşturmaları ve oluşan bu yapıyı, belli kurallar ve bir sistem içinde yönetebilmeleri ancak kurumsallaşmanın bir sonucu olabilir.

Konuya aile şirketleri açısından baktığımızda karşımıza iki farklı kavram çıkmaktadır. Bu kavramlardan birincisi ailenin kurumsallaşması, ikincisi ise şirketin kurumsallaşmasıdır. Bu iki kavram da birbirinden farklı anlamlar içermektedir. Ailenin kurumsallaşması, aile fertlerinin belli kurallar çerçevesinde iş ilişkisini tanımlamaktadır. Ne zaman ki iş ile aile ilişkileri birbiri içine girmeye başladığında, sorunun en büyüğü masamızın üstüne gelmiş demektir. Aile şirketlerinde aile fertleri arasındaki bu psikolojik bağ, her zaman duyguların mantığın önüne geçmesine neden olmaktadır. Bu nedenlerdir ki kurumsallaşmasını tamamlayamamış aile şirketlerinde kararlar genelde duygusal yaklaşımla alınır. Oysaki ailenin kurumsallaşması sağlanırsa bu duygusal yapı işe yansımadan, aile içinde kalacak ve alınan kararlar üzerindeki duygusal baskı burada giderileceğinden işe yada iş yapış tarzına ve iş için alınan kararlara fazla yansımayacaktır.Şirketin kurumsallaşması ise tamamen farklı bir süreçtir. Şirketin kurumsallaşması, ailenin kurumsallaşmasına paralel olarak gidecek ve şirketin önceden belirlenen ve herkes için geçerli olan kurallarla yönetilmesine imkan sağlayacaktır. Şirket içinde görev alan herkes, aileden olup olmadığına bakılmaksızın kurallara uymakla mükellef kılınacaktır.
Aile şirketi özelliği taşımayan işletmeler için kurumsallaşmaya baktığımızda burada da karşımıza çıkan durum pek farklı değildir. Bu tip şirketlerde de kurumsallaşmadan beklentimiz sistem olmalıdır.

Kurumsallaşma, ister aile şirketi olsun, ister aile şirketi özelliği taşımayan bir şirket olsun işletenin sahip olduğu sermaye, insan gücü, makine ekipman, bina, alet edevat, deneyim, entelektüel sermaye gibi her türlü kaynağı en verimli nasıl kullanabileceğini ve bunun sonunda karlılığını nasıl arttırabileceğini ifade etmektedir. Bu nihai kar amacına ulaşabilmek için de ne yapılması lazım geldiğini anlatmaktadır. Öyleyse kurumsallaşmayı salt bir organizasyonel değişim olarak görmemek lazım. Çünkü kurumsallaşma organizasyonel değişimle birlikte bir anlayış, bir mantık, bir kültürel değişimdir de aynı zamanda. Eğer kurumsallaşmayı bu şekilde algılarsak doğruyu bulmuş, görmüş oluruz.

Değişen dünya düzeninde ülkemizde de pek çok değişim yaşanmaktadır. Bu değişim sürecinde ayakta kalmak isteyen küçük ve orta boy işletmeler veya büyük işletmeler olsun değişimin vaz geçilmez bir dinamizm olduğunu algılamak durumundadırlar. Bunu algılayabilen işletmeler bugün olduğu gibi gelecekte de varlıklarını sürdürebileceklerdir. Bunu algılamakta geç kalan yada imtina eden işletmeler ise ne yazık ki yok olmaya mahkum olacaklardır.

Kurumsallaşmadan elde edilecek faydayı kısaca özetlemek gerekirse güce güç katmak için güce sistem yaratmak diyebiliriz. Değişim kurumsallaşmanıwebn ilk adımıdır. Ama ne yazık ki değişimi kabullenmek çok zordur. Şirketler bu kurumsallaşma sürecinde yaşadıkları değişimi içlerine sindirmek zorundadırlar. Aksi taktirde geriye dönüş çok hızlı olmaktadır. Kurumsallaşma süreçleri genel itibariyle şirketlerin kendi içlerinde, kendi kendilerine başaracakları bir çalışma değildir. Genelde şirketler kurumsallaşma sürecinde, danışmanlık şirketlerinden destek almayı uygun bulmaktadırlar. Çünkü kendi kendine değişmek, ne kadar değiştiğini ölçümlemek ve gerekli düzeltmeleri yapabilmek hiçte kolay değildir. Eski alışkanlıklar kolay kolay terk edilememektedir. Bu da değişimin kalıcı olmasını engellemektedir. Bundan dolayıdır ki şirketler Türev Danışmanlık bünyesinde yer alan Türev Yönetim Danışmanlığı (www.turev.com.tr) gibi konusunda uzman danışmanlık firmalarından hizmet almayı yeğlemektedirler. On yıllık bir danışmanlık firması olarak Türev Danışmanlık bu güne kadar gerçekleştirdiği 328 farklı kurumsallaşma ve yeniden yapılanma projesinde elde ettiği deneyimleri, birlikte yola çıktığı tüm müşterilerine sunmaktan imtina etmemektedir.              

Nasıl ki değişim kaçınılmaz bir gerçekse kurumsallaşmanın sonucunda kavuşulacak sistematik ve kontrollü yapı da aynı derece kaçınılmazdır. Yapılması gereken doğru karar verip zamanında uygulamaya geçmektir.  

NOT: Yazarın bu yazısı Yenigün gazetesinde yayınlanmıştır.